Gri Gündem

Sosyal Medyada Kullanıcı Deneyimi Mi Olurmuş?

--

Sosyal Medyada Kullanıcı Deneyimi Mi Olurmuş?

Kullanıcı deneyimi, nam-ı diğer UX, son yılların en popüler söylemlerinden biri. Öyle de olmalı. Kullanıcı deneyimi kavramı; hakkında sürekli eğitimler ve seminerlerin düzenlendiğini, sayfalarca yazılar yazıldığını görmeye başladığımız ve gün geçtikçe önem kazanan bir konu olarak gündemimizde. UX Designer’lar ise dijital pazarlamanın en çok aranan kişilerinden olmaya başladı. Merak etmeyin, size klişe ve her yerde gördüğünüz bir kullanıcı deneyimi yaşatmayacağım, kullanıcı deneyimine farklı bir perspektiften bakmaya çalıştığım bir yazı ile düşüncelerimi sunacağım.

Hazırsak, başlayalım mı?

Kullanıcı Deneyimi 101’ den başlarsak, nedir bu UX denen şey?

“Kullanıcı deneyimi (UX)”sürdürülebilir memnuniyet ve uzun süreli değer algısı yaratmak için yaptığımız her türlü çalışmayı ifade eder diyebiliriz. Burada önemli olan; ürettiğimiz ürünün veya sunduğumuz hizmetin kullanıcıları tarafından anlaşılabilir, kolay öğrenilebilir ve rahat kullanılabilir olmasıdır. Bu sayede kullanıcılarımıza sunduğumuz olumlu deneyim, bir marka bağlılığına dönüşür.

Ancak geldiğimiz noktada dijital pazarlamacılar tarafından kullanıcı deneyimi bir “ara yüz tasarımı” gibi görülebiliyor ve çalışmalar neredeyse sadece web siteleri ve mobil uygulamalar üzerine yapılıyor. Bu noktada, size başlıkta da sorduğum sorunun cevabını vereyim; evet, sosyal medyanın da bir kullanıcı deneyimi vardır!

Evet var, peki ama bu kullanıcı deneyimini sosyal medyada takipçilerimize nasıl yaşatacağız?

Hedef kitlenizi tanıyın:Her tülü iletişim çalışmasında, ilk ve en önemli adım hedef kitlemizi tanımak. Konuştuğumuz kullanıcıların sadece demografik özellikleri değil, alışkanlıklarını ve eğilimlerini de bilmek, onlara ulaşmamızı ve onlarla aynı dilden konuşmamızı sağlar.

Güncel olun:Trendleri takip etmek ve bunları hızlıca kendimize adapte ederek uygulamak, takipçilerimiz için güzel deneyimler yaşatmamızı sağlayabilir. Hem sosyal medya mecralarının yeni özelliklerini ilk uygulayanlardan olmak, hem de sosyal medyadaki güncel konuları kendi markamıza uyarlamak, daha görünür ve dikkat çekici olmamızı sağlar.

Sadece pazarlamayın:Günümüzde kimse reklamlardan hoşlanmıyor. Sürekli “skip ad” modundayız. Sosyal medyada da ister viral olsun, ister influencer iletişimi yapalım, ister native içeriklerle takipçilerimizin karşısına çıkalım, reklam kokusunu aldıklarında takipçilerimizi hemen kaçırabiliriz.

Kendimize şu soruyu sormalıyız; “Bir takipçi neden x markasını sosyal medyadan takip etsin?” Bu sorunun cevabı, takipçilerimize ulaşmamızı sağlayan yol haritamızı oluştursun. İnsanlara sadece markamızı ve reklamlarımızı göstermeyelim. Gerçekten hayatta işe yarayacak bilgiler ve ipuçları verelim, bilgilendirelim, eğlendirelim, bazen de hediyeler dağıtalım. Zaten takipçilerimizle o doğal bağı kurduktan sonra deneyim kendiliğinden gelecektir.

Araştırın ve raporlayın:Markalarımızın takipçilerine gerçekten farklı bir deneyim yaşatabilmek için farklı şeyler sunmalıyız. Bunun için de rakiplerimizin hangi çalışmaları yaptığını bilmemizde fayda var. Düzenli rakip analizleri yaparak, araştırarak rakiplerimizden farklılaşabileceğimiz yolları belirlerken, kendi çalışmalarımızı da raporlayarak takipçilerimizin gerçekten hangi yollardan yürüdüğünü, hangi çalışmalarınızı daha çok sevdiğini belirleyebiliriz.

Her şey insanlar için: Yaptığımız tüm çalışmaların aslında insanlar için olduğunu unutmamalıyız. Hedeflerimizin merkezine insanı koyduğumuz ve insanlara fayda sağladığımız zaman, takipçilerimizle gerçek bir bağ kurabiliriz.

Özetle, başarılı bir sosyal medya iletişimi için “İnsan Odaklı Sosyal Medya Yönetimi” yapmalıyız.

Metin Afşin / Sr. Social Media Specialist / Gricreative

Hadi
Tanışalım