Gri Gündem

Bi’ Stajyerin Gözünden Gri ve Sosyal Medya

Bölüm 2: “Denizi seviyorsan dalgaları da seveceksin!”

Bi’ Stajyerin Gözünden Gri ve Sosyal Medya

Hayatta bazı anlar vardır. Saatlerce düşünmek, başarılı olabileceğiniz şeylere engel olabilir. Fazla düşünmeye başlayınca insan korkularının içine hapsolur. Ben yapabilir miyim? Beni neden alsınlar ki? Ya insanları mahcup edersem?

Bu seriye sosyal medya alanında kariyer düşünen ama nereden başlayacağını bilemeyenlerle deneyimlerimi paylaşmak için başlamıştım. Verebileceğim ilk tavsiye, çok düşünmeden harekete geçmek çünkü üstüne çok düşünmeden “İyi ki yaptım!” dediğim en güzel şeylerden birisi, CV’mi ve portfolyomu Gricreative’e göndermekti.

İş başvuruları yaparken gözümü en çok portfolyo hazırlamak korkutmuştu. Çünkü ekonomi alanından mezundum. Medya alanında yalnızca bir tane projeye katılmıştım. Profesyonel bir şekilde paylaşacağım bir portfolyom yoktu. Bu alana ilgi duyduğum için açtığım bir Instagram hesabım vardı. Orda sadece sevdiğim ve bana iyi gelen şeyleri paylaşıyordum. Bir de üniversitede öğrenci kulübünde yönetim kurulu üyesiyken, ekip arkadaşlarımla birlikte oluşturduğumuz bir kulüp hesabımız vardı. Portfolyoma bu iki hesabımı ekledim ve sadece bu iki hesabın oluşuna çok da üzülmedim. Hayatta severek bir şeyler yapıyorsanız bunlar bir şekilde fark edilir ve bu değere önem veren bir firmaysa eğer, önümde hiçbir engel yoktur diye düşündüm ve beklemeye başladım.

CV’mi gönderdikten sonra zaman sanki hiç geçmiyordu. Dakika başı mailimi kontrol ediyordum. Neyse ki bu bekleyiş çok kısa sürdü, benimle mülakat yapmak istediklerini belirten bir mail aldım. İçim içime sığmıyordu. Bir yandan da yıllardır süre gelen batıl inanç kulaklarımda çınlıyordu: “Çok heveslenme…”

Mülakat için fazla heyecanlıydım. Çünkü bu benim ilk mülakat tecrübem olacaktı. Ne söyleyecektim? Kalbim yerinden çıkacakmış gibiydi. Bu gerginliğim boşaymış diye düşünüyorum şimdi bakınca, ilk mülakatını güzel geçiren şanslı insanlardan biriyim. Ajans mülakatlarında neye önem verilir diye bir sürü araştırma yapmıştım ama çabam boşunaydı, çok fazla bilgiye ulaşamamıştım. Kendimi sakinleştirdim ve sorulabilecek olası sorular hazırladım. Neden bu alanda çalışmak istiyorum? Kendimi geliştirebilmek için neler yapmak istiyorum? Şimdiye kadar çok profesyonel olmasa da yaptığım çalışmalar neler? Katıldığım eğitimler neler? Mülakat sırasında heyecanımın farkında olduklarını biliyordum. O zamanlar ekip liderim olacağını bilmediğim Duygu’nun yüzündeki tebessüm ve heyecanımı yatıştırmak için İnsan Kaynakları Yöneticisi Merve Hanım’ın sorduğu sorular, kariyer yolculuğumdaki ilk mülakatımın güzel geçmesini sağladı.

Ve o güzel haber bir haftanın sonunda geldi; ben de artık Gricreative’liydim! Ve Gricreative ailesinin bir parçası olarak hayatı yaşamaya başlıyordum.

Nietzsche’nin dediği gibi…

“Denizi seviyorsan dalgaları da seveceksin, korkarak yaşarsan yalnızca hayatı seyredersin.”

Mürşide Akgül

Hadi
Tanışalım