Türkiye’de Reklam Savaşları
--
Reklam savaşları — Burger King vs McDonald’s
Hepimiz ünlü markaların reklamlarında rakiplerine yer verdiği reklamlara denk gelmişizdir. Bu reklamlarda bazen anlatılan bir hikayeyle ya da slogan aracılığıyla verilen bir mesajla rakipleriyle dalga geçmekte ve tatlı bir rekabet ortamı ortaya çıkarmaktadır. Peki Türkiye’de böyle reklamlara neden denk gelemiyoruz?
Günümüzün kapitalist düzeninde pazarda var olabilmek için markalar büyük bir rekabet veriyor. Hemen her sektörde yer alan bu rekabet tabii kendine reklamlarda da yer buldu. Markalar, pazarda var olabilme adına verdikleri savaş için bir de reklam cephesini açtılar. Reklam savaşlarına da “Karşılaştırmalı Reklam” adını verdiler. Bu karşılaştırmalı reklam türünün en bilindik örnekler Coca-Cola ve Pepsi arasında uzun yıllardan beridir süre gelen kola savaşları, Burger King ve McDonald’s arasında var olan burger savaşları ve bir de Audi ile BMW arasındali billboard savaşlarıdır.
Pepsi: Sizlere korkunç bir Cadılar Bayramı dileriz. / Coca-Cola: Herkes kahraman olmak ister.
Burger King’ten hamburger alan McDonald’s palyaçosu
Audi ve BMW arasındaki Billboard savaşları
Peki yurtdışında 50 yıldan uzun süredir var olan bu savaşların benzerleri neden ülkemizde de verilmiyor? Neden Türkiye’de böyle reklamlara denk gelemiyoruz, bizden yaratıcı işler çıkmıyor? Bu soruları biraz irdeleyelim.
Ariel vs Diğer Kaliteli Deterjan
Aslında Türkiye’de karşılaştırmalı reklamlar uygulanan bir reklam türü. Sadece yurtdışındaki gibi direkt markaya yer vermek yerine daha çok çağrışım üzerine gidiliyor. Bunun başlıca nedeni ise, daha önceki yıllarda Türkiye’de bu tarz reklamların yasaklanmış olması. Yine de zaman zaman “sıradan çinko karbon piller, diğer marka deterjan” gibi söylemlerle beraber daha ucuz ve kötü olduğu iddia edilen bir ürünün mozaiklenerek gösterilmesine az çok aşinayız. Ayrıca “Noter huzurunda yapılan araştırma” cümlesiyle başlayan ve iki farklı ürünün karşılaştırıldığı, tadım testlerinin yapıldığı reklamlar görmek de mümkün.
Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylanan “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun” ile birlikte 2013 yılından itibaren bu reklamların önü açıldı. Tabii bazı kurallarla beraber. Bu kanunun esas noktası, tüketiciyi yanıltmamak, doğrulanabilir bilgiler vermek ve haksız rekabete yol açmamaktır. Karşılaştırılan ürün ve hizmetler ise aynı nitelikte olmalı ve aynı amaca hizmet etmelidir. Ayrıca her türlü zayıflatıcı ya da cinsel gücü artırıcı ürünlerin karşılaştırılması yasaklanmıştır.
Bıktınız mı?
Bu tür reklamların ülkemizde çok fazla yer almaması ya da üstü kapalı şekilde yapılmasının bir başka büyük nedeni ise toplum yapımızdan kaynaklanmaktadır. Karşılaştırmalı reklamların yaygın olduğu ülkelere baktığımızda lisenin başında Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Hindistan, Brezilya, Filipinler, Kanada ve Tayvan gibi ülkelerin yer aldığını görmekteyiz.
Peki nedir bu ülkelerin ortak noktası? Dikkatli incelediğimizde bu ülkelerin temel ortak noktasının kapitalizm olduğunu göreceğiz. Bu ülkeler arasında ya kapitalizmin yaygın olduğu ve doğdu ülkeleri -ABD- ya da büyük kapitalist şirketlerin ucuz yollu üretim yaptığı ülkeleri -Tayvan- görmekteyiz.
Kapitalizmin temelinde rekabet olduğu için, birbiriyle rekabet ederek büyüyen markaların en çok etkin olduğu ülkelerde rekabetini reklamlara taşıması gayet normal. Bu nedenledir ki en çok karşılaştırmalı reklamlar, kapitalizmi bir yaşam biçimi olarak gören Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılmaktadır.
Coca-Cola 2. Katta / Pepsi Her Yerde
Ayrıca bu ülkelerin diğer bir ortak noktası da erkek toplum yapısına sahip olmalarıdır. Bireyselliğin ön planda olduğu, insanların sadece kendisini düşündüğü ve diğer insanlarla rekabete girerek, onları yenmeyi ve üste çıkmayı isteyen insanlardan oluşan bu erkek toplumlarında markaların da aynı şekilde yaşaması normal karşılanabilir.
Peki ya Avrupa ülkelerinde hiç mi karşılaştırmalı reklamlar yapılmıyor? Yapılıyor elbette ama dişi toplum yapısına sahip olan bu ülkeler, karşılaştırmalı reklamlar konusunda biraz daha temkinli. Kolektif toplumlarda bir kişinin ya da markanın “Ben, ben, ben” diye konuşması, kendisini diğer kişi ya da markalarla karşılaştırması diğer insanlar tarafından kibir olarak algılanacağı ve hoş görülmeyeceği için karşılaştırmalı reklamlar bu ülkelerde çok yaygın değil.
Ve şimdi reklamlar…
Turkcell’in İngiliz, Amerikalı ve Alman temalı bu reklam serisine zamanının rakiplerinden Avea cevap vererek Türkiye’deki karşılaştırmalı reklamlara güzel bir örnek vermiş oldu.
Hürriyet Emlak ise en büyük rakibi Sahibinden.com’un adını geçirmeden sadece kurumsal rengini kullanarak reklamında ona yer verdi.
Bonus: AraSöyle.
Bir yemek sipariş uygulaması olan AraSöyle, sektörü domine eden Yemeksepeti’nin kendi videosunu, güzel bir mesajla onlara karşı kullandı. Bunu sosyal medya hesaplarından paylaşan AraSöyle aynı zamanda gerçek zamanlı iletişime de güzel bir örnek verdi.
Öne Çıkanlar

LEGO'dan Devasa Dünya Kupası Meydana Taşındı
2026 FIFA Dünya Kupası'nın final heyecanı yaşanırken New York'taki Rockefeller Plaza'da dünyanın en büyük LEGO FIFA Dünya Kupası Kupası inşa edildi.

Dünya Kupası Google Search'e Rekor Kırdırdı
Google, Dünya Kupası'nda oynanan Arjantin-Mısır maçının ardından Search'ün tarihindeki en yüksek kullanım seviyesine ulaştığını açıkladı. Şirkete göre Arjantin'in uzatma dakikalarında attığı galibiyet golünün hemen ardından kullanıcıların yoğun ilgisiyle Search, tüm zamanların kullanım rekorunu kırdı.