Bakımda Neye Bakılıyor?
Dijital platformlarını hazırlayacağımız müşteri adaylarına “bakım” konusunu anlatmakta bazen zorluk yaşayabiliyoruz. Bu konuda hem marka hem de ajans dünyasında bilinçlenmeye ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.
“Bakım”ın sözlük anlamı;
“Bakma işi, bir şeyin iyi durumda kalması için gösterilen özen, harcanan emek.”
“Dijitalleşme”, “dijitalleşiyoruz” gibi kavramları sıklıkla kullanan markaların, web sitelerinin dijital dünyanın merkezindeki en değerli varlıkların başında geldiğini unutmamaları gerekiyor.
Dijital platformu üreten ajansların da aynı şekilde bu kadar değerli bir şeyin sorumluluğunun değerini anlaması gerekiyor. Açmak gerekirse web siteleri görsel ve içeriğin yanında, yıllarca çalışılarak öğrenilebilen bir dilde, bazen binlerce satırlara varan uzunlukta olan bir YAZILIM’dır.
Yazılımlara da bakmak gerekir…
Peki bu bakma işi (bakım) nasıl yapılır?
Bug fix
Yazılımlarda doğası gereği bug (Böcek) çıkabilir. Bu başta gözden kaçmış ya da çok sonraları farklı bir işlemin etkisiyle (Sunucu ayarı, bir api’de güncelleme vb.) ortaya çıkmış bir böcektir. Bu böcek o an sitenin ya da bir sayfanın çalışmasına izin vermez. İlaçlama yazılımcının hünerli parmaklarıyla gerçekleştirilir.
Dil bilen biri gerek
Bu bilmediğiniz dilde yazılmış dijital varlığınızda bug çıkması durumunda ya da yazılımda geliştirme ihtiyacı duyulduğunda bu dili bilen-biri(leri) yine parmaklarıyla devreye girer. Bu kişiler yazılımın bütününe hakimdir. Bu arada bu dillerin çeşitleri hatta lehçeleri vardır. .NET’i. PHP’si… Hatta .NET’in Core’u vardır.
Yedekleme
Dijital dünya gerçekten tekin bir yer değildir. Zararsız bir böcek yazılımın çalışmamasına neden olurken bir virüs sayesinde en değerli dijital varlığınıza elveda diyebilirsiniz. Bu yüzden yazılımlar farklı lokasyonlarda periyodik yedeklenmelidir.
Versiyon
Yazılımlar sürekli gelişime açıktır. Yeni özellikler eklenebilir ya da var olan yapıda iyileştirmeler olabilir. Versiyon güncellemeleri bu yüzden gelir.
İletişim
Tabii en değerli dijital varlığınızla ilgili herhangi bir konu gündeme geldiğinde karşınızda konuya hakim biri olmalı değil mi? İhtiyaçlara göre belirlenecek SLA (Servis Seviyesi Anlaşması) ile öncelikle bu iletişimin standartları belirlenir.
Tanıma dönersek; bir şeyin iyi durumda kalması için gösterilen özen, harcanan emekle ilgili markalar ve ajanslara şöyle seslenmek istiyorum:
Ey Markalar,
Yazılımlarınıza baktırmazsanız, know-how’ının sürekliliği için garanti anlaşması yapmazsanız hayal kırıklığına uğrarsınız. Ajanslarınızın yönlendirmelerine kulak verin. Sizin için aylık, yıllık ödenecek küçük tutarlar ajansların sürdürülebilir hizmet verebilmesi için önemlidir.
Ey Ajanslar,
Yaptığınız işi küçümsemeyin. Detaylı olmasa da, hazır ürün de kullansanız web sitesi yapımının bir YAZILIM işi olduğunu unutmayın. Hazır yapılar bile entegre etseniz bunun bakımını ve garantisini ücretlendirmekten çekinmeyin. 2–3 ay bir şey yapmayınca boşuna para alıyorum diye düşünmeyin. Projeyle ilgili bilgiyi üzerinizde tutmak inanın talep edeceğiniz küçük bakım ücretlerinden katbekat daha değerlidir.
Onur Özdamar / Managing Partner / Gricreative
Öne Çıkanlar

Meta'dan Reklamlarda Yapay Zekâ Şeffaflığı
Meta, Facebook ve Instagram'da yapay zekâ ile oluşturulan veya düzenlenen reklamlar için daha detaylı bilgilendirme etiketlerini kullanıma sunuyor. Kullanıcılar artık sponsorlu bir gönderinin sağ üst köşesindeki üç nokta menüsünden "Bu Reklam Hakkında" bölümüne girerek reklamın yapay zekâ desteğiyle hazırlanıp hazırlanmadığını görebilecek.

Pepsi, Yazın Tadını Reklam Filmine Taşıdı
Pepsi, yaz dönemine özel hazırladığı yeni kampanyasıyla dondurma lezzetlerinden ilham alan Cherry & Vanilla ve Raspberry Ripple aromalı şekersiz içeceklerini tanıttı. "You Deserve a Treat" (Kendine Bir Ödül Ver) platformu altında hayata geçirilen kampanya, ürün lansmanını eğlenceli bir marka deneyimine dönüştürüyor.