Gri Gündem

Projelerin Koçu Olmak

Gricreative’deki Proje Yöneticiliği’min yanı sıra profesyonel olarak basketbol antrenörlüğü yapıyorum. Aslında bu iki işin birbirine benzer yanları oldukça fazla.

Projelerin Koçu Olmak

Günün sonunda iki tarafta da bir ekip ile çalışıyorsunuz ve iki tarafta da öğrendiğiniz herhangi bir şeyi diğer tarafta uygulayabilme ya da deneyebilme gibi bir lükse sahip olabiliyorsunuz. Bu sezon başında yeni bir U16 takımı aldım ve farklı bir koç karakteri çizmeye karar verdim. Bu amaçla bazı araştırmalar yaparken, Amerika’da bir kolej takımının antrenörünün uyguladığı Designing an Allience methodunu keşfettim. Bu yöntem ekip yönetiminde, takım olmada ve aradaki bağı kuvvetlendirmede oldukça etkili oluyor. Çünkü burada kurallar var ve bunlara uyun demiyorsunuz. Burada bazı kurallar olmalı ve bunları birlikte belirlemeliyiz diyorsunuz. Aslında temeli co-active coaching’e dayanıyor ve karar mekanizmalarında ekibi aktif olarak işin içine tutmanın önemi vurgulanıyor. Şimdi bu methodu kendi takımımda yaptığım çalışmalardan da örnekler vererek 5 adımda aktarmaya çalışacağım.

Adım 1: Nasıl Bir Lider Olacağınıza Karar Verin.

Ekibinizin iyi işler yapmasını istiyorsanız, öncelikle bu işlerin nasıl doğru yapılacağı konusunda onlara liderlik etmeniz gerekiyor. Bunun için;

- Pozisyonunuza güvenmeyin ve işi yaptırmak için title’ınızı kullanmayın. Paralelinde her ne yapıyorsanız, daha fazla ve daha önce yapın.

- Başkalarının görmediği perspektiflerden bakarak insanların potansiyellerine güvenin.

- Başarınızı insanlara ne kadar değer kattığınız ile ölçün. Saygınızdan ödün vermeyin.

- İnsanlar kendilerini iyi hissetmek isterler, onların düşüncelerini sorun. İnsanlar kendilerini ifade etmek isterler, onlara soru sorun. İnsanlar kendilerini iyi hissetmek isterler, onlara iltifat edin. İnsanlar değerli olduklarını hissetmek ister, o yüzden yardım için önce siz orada olun.

- Dün yaptığınız en iyi şeyin, bugünün şartlarında en iyi olmadığını aklınızdan çıkartmayın.

- Karakteriniz kim olduğunuz ile, itibarınız ise insanların sizin hakkınızda ne düşündüğü ile ilgilidir.

- Vizyon, geleceğin bugün ürettiği tutkunun resmidir. Bunu unutmayın.

- Konfor alanınızdan çıkın ve asla tatmin olmayın.

Adım 2: Taviz Vermeyeceğiniz Ana Prensiplerinizi Belirleyin ve İnandırın.

Bu konuda her sezon başı takımla bir toplantı yaparız ve orada herkesin uymasının zorunlu olduğu kurallar ile hedefleri anlatırız. Fakat bu kurallar onların hayatlarının düzene girmesini sağlayacak konular olmalı. Özetle; kurallara uyacak olan insanların, bu maddelerin kendilerine katkı sağlayacağına inanmaları gerekir. Büyük şirketler için ise her sene başında yapılan vizyon toplantıları buna örnek olarak verilebilir. Şirketin kuralları çalışanların hayatlarına katkı sağlamadıkça, çalışanlar bu kuralların doğruluğuna inanmadıkça, onlardan verim alınması beklenemez. Sonuç olarak eğer prensiplerinizi ekibinizin hayatlarına değer katacak konulardan belirlemezseniz, insanlar sizi lider olarak görmekten uzaklaşacaktır. Bu da birlikte gidilmesi gereken hedefte sapmalara yol açacaktır.

Adım 3: Bir Kültür Yaratın.

İlk iki maddeyi tamamladıktan sonra, artık Designing an Allience methodunu uygulamaya başlayabilirsiniz. Koçluğunu yaptığım takımımın belli bir basketbol yeteneği var. Her antrenmanda bunu en üst seviyeye çekmek için zaten çalışıyoruz. Fakat biliyoruz ki bununla sadece maç kazanırız. Yani günü kurtarırız. Hedeflerimize ulaşmak için aslında basketbol sahası dışındaki konularda da iyi olmamız gerekiyor. Konu oldukça basit. Takım olarak hedeflediğimiz şey, motto’lardan oluşan 24 saatlik bir günlük doz listesi oluşturmaktı. Öncelikle ekibinizde bulunan herkesin inandığı şeylerin farklı olduğunu kabul etmekle başlamalısınız. O yüzden; bizim motto’larımız bu ve bunlara inanmak zorundasınız diyemezsiniz. Oluşturulacak listede herkesin inandığı bir şeyler olmalı.

Biz şöyle bir yol izledik. Tüm takımdan kişisel motto’ları ile birlikte, hücum ve savunmada yapmamız gerektiğine inandıkları 10 ana prensibi iletmelerini istedim. Herkes gerekli çalışmayı tamamladıktan sonra, elimizdeki verilerde tüm takımın inandığı 170 adet motto ve prensip oldu. Koç olarak bana kalan ise, ufak bir dokunuş ile belirlediğimiz hedeflere en uygun 24 tane motto’yu ve 10 prensibi seçmekti. Günün sonunda; takımın belirlediği motto ve prensipler, bundan sonra hepimizin ortak sahipleneceği ve inanacağı bir kültürü oluşturacak. (Çalışma ortamında herkesin favori şarkısının bulunduğu ortak bir playlist hazırlamak da buradaki mantığı anlatmak için güzel bir örnek olacaktır.)

Adım 4: Rolleri ve Sorumlulukları Doğru Belirleyin.

Ekibinizde herkes farklı işlerde iyi ve uzmandır. Fakat başka bir ekip üyesi, bir kişiden iyi ve uzman olduğu konu dışında başka bir şey beklerse, ortak yapılan işin başarılı sonuçlanma ihtimali oldukça düşüktür. Bu yüzden roller ve sorumluluklar belirlenirken, tüm ekibin birbirinin neyi iyi yaptığını ve neyi yapmadığını bilmesi oldukça önemli bir detay haline geliyor. Biz de bu maddede şunu test etmek istedik. Takımın her oyuncusu saha içinde birbirini ne kadar tanıyor? Takıma 10 soruluk bir liste dağıtılarak, kapalı zarfta iletilmesini istedim. Soruların 5 tanesi tüm takım üyeleri, 5 tanesi kendileri için cevaplanacaktı. Eğer aldığınız verilerden ortak sonuçlar çıkartabiliyorsanız, doğru ekiple çalışıyor ve iyi bir yolda ilerliyorsunuz demektir. Geriye kalan tek şey bu sonuçları anonim olarak herkesle paylaşarak, bunu yapılan ortak işe de en iyi şekilde yansıtmak. Bizim için buradaki hedef; birbirimizi basketbolsal olarak en iyi şekilde tanıyıp, bunu sahaya yansıtarak bir adım daha önde olmak. Çünkü bunu yapabilirsek, bize saha içinde zarar verebilecek riskleri (top kaybı, savunmada konuşmama vb.) minimuma indirebileceğimize inanıyoruz.

Adım 5: Düzenli Olarak Feedback’ler Alın.

Uygulamanın son adımında yapmanız gereken şey ise düzenli olarak feedback almak. Ekip ortaya çıkan / oluşturulan kurallar, kültür ve sistem için nasıl fikirleri alındığı için değerli hissettiyse ve içinde bulundukları ortamda kendilerinden bir şey buldularsa, bunu yaptığınızda da aynı şeyleri sürekli olarak hissetmeye devam edecekler. Sağlıklı bir iletişim ortaya koyabilmek için de yapılması gereken şey budur. Dolayısıyla eğer memnun olmadığınız bir konu varsa (sizin ya da ekibin) yine tüm ekiple bunu değerlendirip, yine tüm ekip ile birlikte karar vererek düzeltmeniz gerekmektedir.

Fatih Dedelioğlu / Project Manager / Gricreative

Hadi
Tanışalım