Gri Gündem

Yapay zeka duygularımızı da öğrenebilir mi?

Son birkaç ayda daha önce görmediğimiz kadar yapay zeka haberi manşetlere çıktı. Peki yapay zeka yaratıcılığının sınırları nerede başlar ve nerede biter?

Yapay zeka duygularımızı da öğrenebilir mi?

Her ne kadar yoğun ilgiyle karşılanması son zamanlara rastlasa da, yapay zeka, üzerinde oldukça uzun süre düşünülmüş bir kavram. Özellikle popüler kültürde, genellikle insanların yarattığı ancak insanlara düşman, kötü niyetli bir güç olarak betimlenebiliyor. Tabii ki gerçek böyle değil; tahminlere göre pek çok sektörde yapay zeka kullanımı son dört yılda %270 arttı.

Henüz görünürde insanlığı yok etmek gibi bir amaç olmasa da, yapay zeka kullanımının yaygınlaşması sonucu önümüzdeki 25 yıl içinde bazı iş kollarının tamamen ortadan kalkacağı tahmin ediliyor. Şu anda en çok ulaşım, üretim, finansal hizmetler ve güvenlik gibi sektörlerde kullanılıyor olmakla beraber yapay zekanın reklamcılık gibi yaratıcılık gerektiren sektörlerdeki geleceği korku ile karışık bir heyecanla karşılanmakta.

Reklamcılığın önünde sonunda yapay zekadan etkileneceğine kuşku yok; son 20 yılda içeriğin online hale geldiği ve akıllı cihazlar aracılığıyla tüketildiği görülüyor. Diğer sektörlerin yapay zeka önceliğini tekrarlanan görevlerin otomasyonu oluşturuyor. Reklamcılıkta yapay zeka kullanımının ise yaratım odaklı araçlarla gerçekleşeceği düşünülüyor.

Örneğin şu anda, yalnızca basit bir metin açıklaması girildiğinde görsel içerikler oluşturabilen araçlar bulunuyor. Benzer biçimde, herhangi bir arama parametresi ile ihtiyaca uygun kısa bir metin oluşturulabiliyor. Tüm etkileyiciliklerine karşın yapay zeka araçlarının reklamcılar ve müşteriler tarafından ne zaman, nerede ve nasıl kullanılabileceği üzerine yorumlar çok çeşitli.

İlk resimler bir mağaranın duvarına boyandığından beri, yaratıcılık hep hikaye anlatmakla ilgili olmuştur. Bir insanın hikayesi ise yaşadığı deneyimlerden ve duygulardan oluşur. Yaratıcılık adı verilen sürecin kendisi iş birliği ve sevincin, acının, mutluluğun, hatta başarısızlıkların paylaşılması üzerine kurulu. Eleştiriler, verilere dayalı bir dizi algoritma ile seri üretim haline gelecek kreatif deneyimlerin, yaratıcılığın gerçek etkisini körelteceği ve yapay zeka ne kadar iyi olursa olsun hedef kitlenin ilgisini yönlendirmek için her zaman bir tutam insan dokunuşuna ihtiyaç duyulacağı yönünde.

Kaynak: https://www.thedrum.com/opinion/2023/01/30/creatives-should-embrace-ai-only-if-it-makes-them-more-creative

Hadi
Tanışalım