Gri Gündem

Sürdürülebilir tüketim oksimoron* mudur?

2021 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda (COP26) gündeme gelen ve artık daha sık duyacağımız cümle “Daha az tüket.”

Sürdürülebilir tüketim oksimoron* mudur?

Son zamanlarda dilimizden düşmeyen sürdürülebilirlik konusu markaları bir ikilemle karşı karşıya bırakıyor. Tüketimden para kazanan markaların daha az tüketimi nasıl teşvik edebileceği marka yöneticilerinin zihnindeki büyük soru. Bu sorunun kaynağı, temel ihtiyaçlar dışındaki her türlü tüketimin aşırı tüketim olduğu algısı. Bu yanlış algı dolayısıyla markaların tüketimi azaltma çabasını aşılması imkansız bir çelişki gibi görünüyor. Bu noktada Unilever’in ünlü reklamını hatırlayabiliriz: “Kirlenmek güzeldir.” Görüyoruz ki, daha az tüketim başarılı bir şekilde teşvik edilebilir.

Aslında ilk iş, “daha az” dendiğinde oluşan algıyı değiştirmektir. Markalar dünya ve toplumun sürdürülebilirliğine katkıda bulunmak ve gelecekte bir yere sahip olabilmek için daha fazla tüketimi değil, daha akıllı tüketimi teşvik etmelidir. Bu yolda atılacak ilk adım şu soruya cevap olmalıdır.

“Neyi daha az tüketmeliyiz?”

Elbette her şeyin tüketimini azaltamayız. O halde her marka kendi sürdürülebilirlik yolunu arayıp bulmalıdır. Bunlardan biri, dünyayı temizlemeyi ve iklim değişikliğinin önüne geçmeyi amaçlayan kuruluşlara destek olmaktır.

İkinci bir yol, markaların, süreçlerini ciddi bir denetimden geçirerek nasıl daha sürdürülebilir ürünler üretebileceklerini araştırılmasıdır. Denetimler ürünlerle sınırlı kalmamalı, hammaddeler, çiftçilik ve üretim yöntemleri de aynı şekilde denetlenmelidir. Markalar ekosistemden aldıkları kadarını geri koymayı garanti eden döngüsel üretime geçmenin yolunu aramalıdır. Gerektiğinde acımasız görünebilecek değişiklikler yapabilmelidir. Kısa vadede kazanç getirmiyor gibi görünen bu seçimler, uzun vadede kazanmaya devam etmenin en temel anahtarı olan değişime ayak uydurmanın yolu olacaktır.

Kuşkusuz insanlar bir anda daha az tüketmeye başlamayacaklar. Ancak şu anki kafa karışıklığının giderilmesi için markaların tüketicilerine yol göstermesi ve onları akıllı tüketime teşvik etmesi gerekiyor.

*birbiriyle çelişen ya da tamamen zıt iki kavramın bir arada kullanılmasıdır.

Kaynakça:

https://www.marketingweek.com/helen-edwards-sustainable-consumption/

Hadi
Tanışalım