Gri Gündem

Ses, markanın gıdası mı?

Markaların daha çok hatırlanmak için kendi işitsel kimliklerini oluşturmaları, gün geçtikçe önem kazanıyor.

Ses, markanın gıdası mı?

Sesle markalamanın giderek artan önemi, markaları ses algısı ile ilgili bilimsel disiplinlerden faydalanmaya yönlendiriyor.

Spotify’ın 2020’de hazırladığı rapora göre, işitsel reklamlar görsel reklamlardan %24 daha fazla marka hatırlanabilirliği sağlıyor.

Bilimsel araştırmalar, insanların rastgele gürültü esnasında ses kalıplarını hafızaya alma ve şifreleme yetisine sahip olduğunu gösteriyor. Ses, düşünüldüğünden çok ama çok daha önemli; çünkü ses, görsel öğelerden çok hafızamızı ilgilendiriyor.

Mevcut ses cihazlarının ve sistemlerinin sayısındaki artış, hedef kitlelerine ulaşmada markalara devasa bir fırsat sunuyor. Akıllı hoparlörler, arabalar, tabletler, saatler, kulaklıklar ve diğer benzer cihazlar, insanların sesli mesajlara maruz kalma olasılığını artırıyor.

Marka farklılaşması, duygusal bağ, marka algısı, marka tanıma ve güven. Bu beş olgu, marka hatırlanabilirliğinin başlıca itici güçleri ve ses bu olguları olumlu yönde besliyor. Markalar her bir olgu için ayrı melodi isteme eğilimindeler. Uzmanlar ise markaya ait olduğu kolaylıkla ve net biçimde algılanacak tek bir melodinin tercih edilmesini ve markanın sesi olarak benimsenmesini öneriyor.

Bilim insanları sesin ilgili ve istenen duyguları tetikleyebildiği konusunda hemfikir. Markaların iyi düşünülmüş bir ses stratejisi ile tüketicilerin duygusal anlarından faydalanarak hem marka bilinirliklerini hem de hatırlanabilirliklerini beklenenin ötesinde artırabilecekleri belirtiliyor. Markaların kendilerini birkaç kelime ile özetleyebilmeleri; ardından müşterilerde yankı uyandıracak ve hedeflenen duyguları harekete geçirecek melodiyi bulmaları doğru yol gibi görünüyor.

Kaynak: https://www.thedrum.com/insight/2023/04/27/audio-branding-your-brand-recall-good-it-should-be

Hadi
Tanışalım