Gri Gündem

Markalar Twitter ile ilgili düşüncelerinde haklı mıydı?

Yeryüzünün en büyük mikroblog platformu nasıl oldu da yalnızca birkaç ay içinde hem kullanıcılar hem de reklamverenler için dev bir soru işaretine dönüştü?

Markalar Twitter ile ilgili düşüncelerinde haklı mıydı?

Artan nefret söylemlerinden, ardı arkası kesilmeyen işten çıkarmalara; komplo teorilerinden, Musk’ın görevi bırakma anketine, atılan her adım kullanıcıları platformu terk etmeye ya da terk etmeyi düşünmeye zorladı.

Musk, Twitter’ı satın aldıktan sonra pek çok değişim yaşandı; içerik moderasyonu kuralları gevşetildi, daha önce erişimi engellenen kullanıcıların neredeyse tamamı geri döndü, çalışanların büyük bölümü işten çıkarıldı. Görünürde fazla bir değişim yaşanmadığı izlenimi oluşsa da platformun ruhu büyük yara aldı.

Platformda gerçekleşen her değişiklik, kullanıcıların biraz daha uzaklaşmasına hatta platformdan tamamen ayrılmasına neden oldu. Buna karşılık topyekun bir ayrılma veya çöküş senaryosu da bir o kadar uzak. Colorado Boulder Üniversitesinde yapılan bir çalışma, aslında böyle bir olasılığın gerçekleşme şansını sıfır olarak değerlendiriyor. Çalışmada Twitter’ın tek bir topluluk değil, kendi normları ve nedenleri olan birçok topluluğun oluşturduğu bir bütün olduğu belirtilirken, bazı toplulukların tahminen diğerlerinden daha fazla kayıp verebileceği ancak bunu bir çöküş olarak tanımlamanın oldukça zor olduğu bilgisi paylaşılıyor.

Beklentiler Twitter’ın var olmaya devam edeceği yönünde olsa bile yaşanan gelişmeler bazı markaların Twitter reklamlarını durdurması için yeterli oldu. Musk her ne kadar markaların ayrılışının aktivist gruplar kaynaklı olduğunu ileri sürse de kendi sponsorlu içeriklerinin tartışmalı isimler ya da tweetlerle yan yana gelme düşüncesi markalar için yeterliydi. Peki endişelerde haklılık payı var mıydı?

Musk’ın platformu satın almadan önceki en büyük argümanlarında biri, Twitter’ın aşırıya kaçan içerik denetiminin farklı görüşleri kısıtladığı ve platformun özgür bir toplanma alanı olması gerektiğiydi. Ancak araştırmalar gösterdi ki gerçek bunun tam tersiydi; platform ifade özgürlüğünü kısıtlamak bir yana kötü niyetli kullanıma, trollemelere ve manipülasyona son derece açıktı. Indiana Üniversitesinde yapılan bir araştırma, bu kötü niyetli kullanımın Twitter algoritmalarını manipüle eden botlarla çok daha sofistike hale getirilebildiğini kanıtladı.

Kaynak: https://theconversation.com/twitter-in-2022-5-essential-reads-about-the-consequences-of-elon-musks-takeover-of-the-microblogging-platform-196550

https://www.independent.co.uk/tech/twitter-elon-musk-what-next-booed-b2244190.html

Hadi
Tanışalım