Her Şeyi Tüketmek ve Yeni Kalmaya Çalışmak
Hayat zaten fazlasıyla yorucuyken sonucunu bilmediğimiz yeni şeyler denemenin bir anlamı var mı?
Louis CK katıldığı bir televizyon şovunda kısaca şu anısından bahsediyordu: “2009’da yaptığım bir uçuşta ilk kablosuz ağ bağlantı denemesi yapılıyordu. Bilgisayarı açıp internete bağlanabileceğimiz söylendi. Henüz duyurusu yeni yapılmıştı. Bir süre kullandıktan sonra bağlantı kesildi ve yanımdaki yolcu, “olacak şey değil diye” sinirlenmeye başladı. Ne yani varlığından 30 saniye önce haberdar olduğun bir şey için dünya sana borçlu mu olacaktı?”
Bunu görmek bana günlük hayatta benim de çok farklı olmadığımı hatırlattı. Belki de bizim demeliyim… Bu durum her ne kadar şımarıkça gelse de David Eagleman şöyle diyor; “Yeni olan hızla normal olana evrilir. Her yeni teknoloji kısa sürede temel, genel geçer ve göze görünmez hale gelir.”
Peki yeni şeylere nasıl bu kadar çabuk uyum sağlıyoruz? Aslında bunun bilimsel bir adı var: Repetition Suppression. Yani beynimizin bir şeye alıştıkça daha az tepki vermesi. Burada işe başladığım ilk günü hatırlıyorum. Kadıköy — Kozyatağı metro yolculuğum 1 saat gibi gelmişti. Halbuki sadece 15 dakikalık bir yolculuktu. Bilim insanları bu durumu da aynı kavramla ilişkilendiriyor. İlk defa gittiğin yer daima uzun gelir. Bu olayı tekrarladıkça yol kısalacaktır. Gerçi hala kimi zaman 1 saat sürdüğü oluyor ama “İstanbul trafiğinin” literatürde henüz bilimsel bir adı yok…
Tekrarlama bizi güvende hissettiren ve daha az enerji harcamamamızı sağlayan bir olay. Hayat zaten fazlasıyla yorucuyken sonucunu bilmediğimiz yeni şeyler denemenin bir anlamı var mı? Aslında var çünkü öngörülebilir bir yaşam çok da heyecan verici değil. Aşinalık beraberinde ilgisizliği de getiriyor.
Tüm bu karantina sürecinde her sabah neredeyse aynı güne uyandık. Uzun zamandır vakit ayıramadığımız şeyleri yapmaya koştuk, zamanla aşinalık kazandık, giderek ilgimizi kaybettik, en sonda da her şeyi tükettik. Kaçımız hala ekmek yapıyor ya da yapbozda eksik parçaları birleştiriyor? Yine bir an önce eve gidip dizi film izlemeliyim diyor musunuz?
Nerdeyse 1 yıla yakın zamandır ütopya gibi görünen bir distopyanın içindeyiz. Evet, öngörülebilirlik güzeldir fakat asla kusursuz olmamalıdır. Şaşırmanın getirdiği heyecan bizi bir sonraki günü görmeye iter. O yüzden hep yeniden, yeni kalmanız ümidiyle… 😊
Bu arada bahsettiğim Louis CK anısını buradan izleyebilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=Mvhn3saZu_M
Özge Eroğlu / Social Media Manager / Gricreative
Öne Çıkanlar

LEGO'dan Devasa Dünya Kupası Meydana Taşındı
2026 FIFA Dünya Kupası'nın final heyecanı yaşanırken New York'taki Rockefeller Plaza'da dünyanın en büyük LEGO FIFA Dünya Kupası Kupası inşa edildi.

Dünya Kupası Google Search'e Rekor Kırdırdı
Google, Dünya Kupası'nda oynanan Arjantin-Mısır maçının ardından Search'ün tarihindeki en yüksek kullanım seviyesine ulaştığını açıkladı. Şirkete göre Arjantin'in uzatma dakikalarında attığı galibiyet golünün hemen ardından kullanıcıların yoğun ilgisiyle Search, tüm zamanların kullanım rekorunu kırdı.