Gri Gündem

Günümüze tutulan ayna: “Don’t Look Up”

İklim değişimi konusunda yaşananların bir alegorisi olan film, bilimsel verilerin inkar edilmesinin nasıl kanıksandığını anlatıyor.

Günümüze tutulan ayna: “Don’t Look Up”

Her felaket filminde karşılaştığımız klişe, felaketi öngören kişinin ciddiye alınmaması. Don’t Look Up bir istisna olmuyor. İki gökbilimci, bir kuyruklu yıldızın dünyaya çarpıp yok edeceğini hesaplayan bir doktora öğrencisi ve onun profesörü, televizyona çıkıp yaklaşan felaketi duyuruyor, ancak programa katılan ünlü çiftin yeniden bir araya gelmesi daha fazla izlenme alıyor.

Yönetmen Adam Mckay, filminin bir iklim değişikliği alegorisi olduğunu söylüyor. Filmde, küresel ısınma sorununa benzetebileceğimiz birçok sahne görüyoruz fakat en temel benzerlik, kimsenin harekete geçmemesi. Bilim insanları, bu umursamazlığın dünyanın sonunu getireceğini söylüyor ama özellikle politikacılar uyarıyı dikkate almıyorlar. Buna bilimin reddi diyoruz.

ABD başkanı Orlean’ın, kuyruklu yıldızı duyduğunda sorduğu ilk soru, hesaplamaların ne kadar kesin olduğu. “%99,78 kesin!” cevabı onu sakinleştiriyor. “%100 kesin olmadığı sürece harekete geçemeyiz.”

“Eyleme geçmeden önce daha fazla kanıta ihtiyaç var” tutumu küresel problemlerin çözümü karşısındaki ilk engel. Oysa evrene dair bilgiler kesin ve eksiksiz olmadığından bilim insanlarının %100 kesinlik sunması imkansız. Bilimin kesinlik sunmadığı gerekçesiyle olası felaketleri göz ardı etmek, bilimin reddedilmesinden başka bir şey değil.

Bilim insanlarının açıkladığı gerçekleri halkın kabul edemeyeceğini düşünmek başka bir hata. Filmde, gerçeklerin halkı korkutacağı ve seçimleri etkileyebileceği düşünüldüğünden, felaket halktan saklanıyor. Halbuki, bilgisiz kalmak, halkı daha çok kaygılandırıyor. 2021’de yapılan global bir araştırmaya göre, halkın %80’i iklim değişikliği etkilerini azaltmaya yardımcı olmak istediğini belirtiyor.

Teknolojinin bizi kurtaracağına körü körüne inanmak bilimin bir diğer inkarı. İnsanlar çoğu zaman gerçekle yüzleşmek yerine kendi tercih ettiklerine inanmak istiyorlar. Don’t Look Up bu sorunu gözler önüne sermeyi başarıyor. Filmde bilim insanlarının önerdiği çözümden son anda vazgeçiliyor ve büyük şirketlerin sunduğu “teknolojik” çözümlerle ilerlenme kararı veriliyor. Günümüzde karbon yakalama (carbon capture) gibi tek bir teknolojinin iklim krizini çözemeyeceği açıkça ortada iken işe yarayacağına inanmaya devam ediliyor ve başka önlem alınmıyor.

İklim krizine bakış açımızı sorgulayarak, bilimsel kanıtlara dayanan fikirlerle harekete geçmek için hala geç değil. Eğitimciler öğrencilere bilimsel bilginin nasıl değerlendirileceğini anlatabilir, iletişimciler bilim insanlarının ne bildiğini değil ama nasıl bildiğini açıklayabilir ve bu sayede bilimi inkar eden politikalara karşı durabiliriz.

Kaynak:

https://theconversation.com/dont-look-up-hollywoods-primer-on-climate-denial-illustrates-5-myths-that-fuel-rejection-of-science-174266

Hadi
Tanışalım