Gri Gündem

Açık hava reklamları, değerlendirilmeyen bir sürdürülebilirlik fırsatı mı?

Sürdürülebilir reklamcılığın tüketici tercihleri üzerindeki etkisine rağmen, medya seçiminde sürdürülebilirlik hala göz ardı ediliyor.

Açık hava reklamları, değerlendirilmeyen bir sürdürülebilirlik fırsatı mı?

Oysa açık hava reklamcılığı (OOH), özellikle de dijital açık hava reklamcılığı (DOOH), sosyal ve çevresel girişimlere katkıda bulunurken tüketicilere ulaşmanın sürdürülebilir ve etkili bir yolunu sunuyor.

Sürdürülebilirlik, tüketiciler ve markalar için giderek daha önemli bir konu haline geliyor. Araştırmalara göre, tüketicilerin %53’ü daha sürdürülebilir bir yaşam sürmeye çalışırken, %71’i markaların olumlu değişimi teşvik etme gücüne sahip olduğuna inanıyor.

Bu tespit, markalar için, sürdürülebilirlik aksiyonlarını ve çabalarını tüketicilere aktaran mesajlara öncelik verme anlamına geliyor. Şirketlerin %80’inden fazlası sürdürülebilirliğe yönelik yatırımlarını artırmayı planlıyor. Yine de konu pazarlamacıların öncelikleri arasında küçük bir yer tutuyor.

Şehir merkezlerindeki açık hava reklamları, herkesin dikkatini çeken özel bir ortam; fakat bunların toplumsal fayda sağlayan hizmetlere de destek olduğu pek az kişi tarafından fark ediliyor.

Araştırmalar, sürdürülebilirlik mesajlarının kamusal ortamlarda verilmesi gerektiğini ve bu şekilde, markaların sürdürülebilirlikle ilgili taahhütlerinin daha güvenilir hale geldiğini gösteriyor.

Bu görüş, özellikle şehirde yaşayanlar ve genç tüketiciler arasında yaygın. Yetişkinlerin %57’si bu görüşe katılırken, bu oran 18–34 yaş arası bireylerde %70’e, çocuklu hanelerdeyse %72’ye çıkıyor. Yüksek oranlar, açık hava reklamcılığının sürdürülebilirlik mesajlarını iletmek isteyen markalar için ideal bir çözüm olduğunu kanıtlar nitelikte.

Hadi
Tanışalım