İki simitçi örneği üzerinden UX yani kullanıcı deneyimi
Kullanıcı deneyimi nedir, nasıl uygulanır, gelin iki simitçi tezgahı üzerinden bakalım.
Lafı uzatmayacağım. Kullanıcı deneyimi nedir, sözlük anlamı şudur, şöyle faydaları vardır gibi klasik bir yazı okumayacaksınız. Soldaki fotoğraf 3 Ocak 2012 tarihli. Yer Beşiktaş’taki Kadıköy İskelesi’nin önü. Instagram’ın yeni yeni yaygınlaşmaya başlandığı zamanlarda çekip paylaşmıştım. Sağdaki ise bizim ofise 2 dk. yürüme mesafesindeki Kozyatağı Metro çıkışındaki simitçinin tezgahı. Fotoğraf dün yani 10 Ağustos 2017 tarihinde çekildi. Önünden geçerken ‘İşte bu!’ dedim, işte gerçek bir kullanıcı deneyimi uygulaması.
İŞ ODAKLI YAKLAŞIM
Bu fotoğraflar bize öncelikle simitçiler açısından temel sorunun yanıtı ile ilgili ipucu veriyor. Kullanıcı yani sokaktaki simit müşterisi ne istiyor?
1-Simit, 2-Adres sormak 3-Açma?. Hatta belki de adres sormak ilk sırada yer alıyor, simit almak sonra geliyor. İkinci senaryo gerçekleşmiş olmalı ki, soldaki tezgahın sahibi simitçinin işini daha karlı hale getirmek için harekete geçtiğini görüyoruz. Pazarlama dilini de kullanarak, pozitif bir metin ve görsel tasarım ile durumu fırsata çevirme çabasına şahit oluyoruz.
Simitçinin bu hareketi ile karını artırıp artırmadığını, insanların adres sormak uğruna simit alıp almadıklarını bilemiyorum ancak benzer yaklaşımı bugün uygulayan şirket ya da markaların, bir şekilde kullanıcıların negatif geri bildirimleriyle karşı karşıya kalma olasılığı yüksektir desem abartmış olmam. Müşterinin ağzı torba değil ki büzesiniz. Sonuçta sosyal medya diye bir şey var. “Bir adres sormak için simit al diyor ayol, simitçinin yaptığına bak ne ayıp, insanlık öldü mü…” diye uzayıp giden yorumlarla muhatap olunması anlık bir olay.
KULLANICI ODAKLI YAKLAŞIM
Sağdaki simitçiye baktığımızda ise diğer simitçi ile aynı içgörüden yola çıktığını, ancak müşterisinin ihtiyacına öncelik verdiğini yani “insan/müşteri odaklı” bir yaklaşım benimsediğini görüyoruz. Kozyatağı Metro çıkışındaki simitçinin müşterilerine vaadi yalnızca çıtır simit değil, aynı zamanda onların hayatını kolaylaştıran bir çözüm öneriyor. ‘Simit satmak’ olan temel fonksiyonunun ötesine geçerek hedef kitlesine artı bir değer sunuyor.Kullanıcının ihtiyacını görmezden gelmek yerine bunu işini daha değerli hale getirmek için bir fırsat olarak değerlendirerek işine uyguluyor. Tezgahının yola bakan, yani aslında en değerli alanlarından birini simitlerini göstermek yerine adres tariflerine ayırmış.
Bu çalışma bizzat bu simitçi tarafından mı yapılmış bilmiyorum ama her kim yaptıysa adres tariflerini veriş şeklinin de iyi bir analize dayandığını ve doğru bir önceliklendirme ve yerleşim ile uygulandığını söylemek mümkün. Plaza ve Hastaneler ile Bankalar olmak üzere iki temel başlık altında gruplanan içerikler kolay okunur ve anlaşılır bir şekilde konumlandırılmış. Örneğin ilk soru “Karşıya nereden geçerim”, yanıt (yön oku ile birlikte) “Metro alt geçitten karşıya geçersiniz.” İkinci soru “Otobüs durağı nerede?”, yanıt (yine yönü gösteren ok ile birlikte) “Sağınıza bakın yolun aşağısında duraklar.” Saydım, Plaza ve Hastaneler başlığı altında 44, Bankalar başlığının altında ise 15 soru-cevap var. Simitçi, kendi markasına (EFSANE SİMİTÇİ) en alt satırda sağda yer verecek kadar mütevazi ve konuyu özümsemiş durumda.
Özetle alkışlar tabii ki ikinci simitçiye. Kullanıcısını doğru analiz ettiği, veriyi geliştirme önerisine dönüştürdüğü, doğru bir uygulamayla işine yansıttığı için. Ama alkış yeterli mi, değil? Alkışı alınca iş bitti mi, tabii ki hayır.
PEKİ HANGİSİ DAHA BAŞARILI OLUR?
Sormamız gereken soru, “İki simitçi arasından hangisi daha başarılı olur?” UX metodu der ki, tahmin etmek yetmez, bunu öğrenmenin rasyonel yöntemleri var. Simitçilerin müşterilerinin gerçek görüşlerini sormaları, UX tabiriyle kullanıcı araştırmaları yapmaları bunlardan biri. Tabii satış rakamlarını da takip ederek. Ya da müşterilerinin yarısına ilk simitçinin tezgahını, kalan yarısına ikinci tezgahı göstererek (A-B Testing) ve günün sonunda iş sonuçlarını analiz ederek. Bundan sonra ise iş optimizasyona kalıyor. Yani simitçilerin müşterilerinin ihtiyaçlarını tespit ve analiz etmeye sürekli olarak devam etmeleri, buna yönelik uygulamalar geliştirmeleri kritik. Doğru analizi yapan, analizi işine doğru şekillerde yansıtan simitçi kazanır.
Şimdilik bu kadar. Simitçi amcaya teşekkür ve saygılarımla. Yazıyı okuyup da simitçinin önünden geçen olursa amcaya benden selamlar.
UX konusunda daha detaylı bilgi almak isteyeniniz olursa, simitçiye arkanızı verip Mc Donalds’ın arasından geçin, sağa dönün, Gri Creative yolun sonunda Yolbulan Plaza 8. katta.
Öne Çıkanlar

LEGO'dan Devasa Dünya Kupası Meydana Taşındı
2026 FIFA Dünya Kupası'nın final heyecanı yaşanırken New York'taki Rockefeller Plaza'da dünyanın en büyük LEGO FIFA Dünya Kupası Kupası inşa edildi.

Dünya Kupası Google Search'e Rekor Kırdırdı
Google, Dünya Kupası'nda oynanan Arjantin-Mısır maçının ardından Search'ün tarihindeki en yüksek kullanım seviyesine ulaştığını açıkladı. Şirkete göre Arjantin'in uzatma dakikalarında attığı galibiyet golünün hemen ardından kullanıcıların yoğun ilgisiyle Search, tüm zamanların kullanım rekorunu kırdı.