Spotify Açıkhava Reklamlarında Yeni bir “Çalma Listesi” yarattı.
Spotify ABD’de hayata geçirdiği “Playlist it” temalı yeni açıkhava kampanyasıyla, “çalma listelerini”, beğenilen şarkıları bir araya getiren listeler olmanın ötesine götürüyor.
Kullanıcılar, çalma listelerinin adlarını çoğu zaman birer iç dökme ya da kendini ifade etme aracı olarak kullanıyor. Liste adları onların ruh hallerini yansıtıyor, zaman zaman yalnızca yakınlarının anlayacağı esprilerle örülüyor.
Spotify, bu yeni ifade biçimini marka mesajlarında kullanan etkileyici bir uygulama gerçekleştirdi. Bu kişisel formülleri, New York, Miami ve Los Angeles sokaklarında reklam panolarına taşıdı. Zekice seçimlerle onları konumun özellikleri, yaşantısı ve insanlarıyla buluşturdu.
New York’un yükselen ajanslarından Uncommon tarafından gerçekleştirilen kampanya, kişiselleşmiş ifadeleri uygulamanın ortamından çıkarıp, şehirlerin sosyo-kültürel bağlamına yerleştiriyor, yeni bir toplumsal deneyimi marka yararına kullanıyor.
Öne Çıkanlar

Yaz bitti, markalar "yeniden başlama" duygusunu sahipleniyor
Eylül yalnızca takvimde yeni bir ay değil; tüketiciler için de bir "reset" dönemi.

Google'da aranmak yetmiyor: Markalar artık yapay zekâya da görünmek zorunda
Marka keşfi giderek klasik arama motorlarından yapay zekâ destekli arama ve öneri sistemlerine kayarken, pazarlama dünyasında yeni bir soru öne çıkıyor: "Markamız Google'da çıkıyor mu?" yerine "Yapay zekâ markamızı nasıl anlatıyor?"